TBİLİSİ KUTAİSİ BATUMİ

HAYALE YOLCULUK II

 

Belgesel hayalimizi gerçekleştiremedik diye hayallerimize küstüğümüzü mü sandınız küsmedik. Özenç’ le farklı kültürlere tren seyahatimizi Ekim 2015 te de yaptık. İstikamet Gürcistan’dı. Trabzon- Hopa- Sur kapısı,Özürgeti tren istasyonu ve sabaha karşı Tiflisteydik.Bu gezimiz biraz fotosafari gibi oldu. Daha önce hiç bu kadar yürüdüğüm bir seyahat hatırlamıyorum. (Dağlar hariç)

Özenci bilemem ama ben en çok… Birini yazacaktım ama şimdi düşününce üç şehir de ayrı güzeldi, üçünü de ayrı sevdim. Sabah akşam Haçapuri yedim.(Peynirli pide üstüne yumurta kırıyorlar ama sarısı sıvı) Bir de kocaman bir mantı yapıyorlar.Hinkali. Daha önce Rusya’da Elbrus tırmanışımızda yemiştim. Rusya daha başarılı.

Gürcüceyi sökemedim demek yalan olur bir kelimeyi bile doğru düzgün söyleyemedim. Yeme içme ucuz ancak tekstil pahalı. Taksilerde taksimetre yok. Kafalarına göre takılıyorlar. Genelde en fazla beş lari ödedik.

Beni en çok etkileyen Batum’daki Ali ve Nino’nun heykeli oldu. Kurban Said tarafından kaleme alınmış, Romeo ve Juliet’in tahtını alabilecek bir aşk hikayesi.

 

“Hazar Denizi’nin kıyısında Bakü’de Asya ile Avrupa, Müslümanlık ile Hıristiyanlık, Doğu ile Batı iç içe ama karşı karşıya yaşamaktadır.

Yüzü Doğu’ya dönük olan Ali Han Şirvanşir ile Avrupalı duyarlılığına sahip olan Nino Kipiani okul yıllarında birbirlerine âşık olurlar.

Bu imkânsız aşkı yaşatabilmek, Doğu ile Batı arasındaki sınırı kaldırmak kadar zordur. Birinci Dünya Savaşı ve Rus Devrimi boyunca, Azerbaycan’ın da bağımsızlık savaşı verdiği bu kaotik ortamda Ali, Asyalı atalarının inançlarıyla Nino’ya olan bağlılığı arasında bir seçim yapmak zorunda kalır.”

Liseden mezun olduktan sonra, Ali Nino’ya  evlenme teklif eder. Ali Nino’ya peçe giymek zorunda olmadığını ya da haremin parçası olmayacağını vaat edene kadar tereddüt eder. Ali’nin babası, kadınların Müslüman geleneksel bakış açısına rağmen, evliliği destekler; Nino’nun babası evliliği ertelemeye çalışır.

Evlendikten sonra da sıkıntılar Ali ve Nino’nun peşini bırakmaz. Sürekli kaçma ve kovalamaca içerisinde geçer hayatları. Tam huzura kavuştuk dedikleri anda, Kızıl Ordu’nun Azerbaycan’a girmesiyle Ali ülkesini savunmak için savaşa gider ve orada ölür.

 

Tamar Kvesitadze ise bu muhteşem hikayeyi Ali ve Nino heykeli ile yorumlamış. Sürekli olarak hareket eden bir kadın bir erkek bedeni 10 dakikada bir yeniden ayrılıyor. Heykel ışıklandırmalar ile gece çok daha hoş gözüküyor. Batum’a gittiğinizde mutlaka ziyaret etmelisiniz..

Gidilir mi önerir miyiz bakın bakalım içiniz ne diyecek…

 

Fotoğraflarla Özürgeti- Tbilisi – Kutaisi – Batumi

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir